Sivas’ın dağlarına..
İkinci gidişim Sivas’a..İlkinde ne kadar soğuk olduğun anlamama yetecek kadar kalmıştım. Bu seferki pek bir olaylı oldu. Uçak kalkar mı kalkmaz mı tereddütlü gittim çünkü tüm yurtta kar yağışı vardı. Zorlu bir inişten sonra Sivas’aa vardık. Her yer bembeyaz..Böylece yılın ilk ve belki son karını da görmüş oldum.
Çok sıkıldığım seyahatlerden biri oldu. Yapacak hiçbirşey yok. Dışarısı donduracak kadar soğuk.. İnsanların yolda bir yerden bir yere yürürken çok üşüdüklerinden ve donmaktan korktuklarından ötürü, mağazalara girip, biraz ısınıp tekrar yola devam ettiklerini okumuştum da “Hadi canım” demiştim. Gerçekten de o kadar var. Eldiveni bir saniye çıkarıyım desen eller bumbuz oluyor..
Havalimanı – otel – Hastane zincirinde geçen 2 gün, ardından dönüş uçağı bir gün sonra olduğu için bir gece daha zoraki kalış ve nihayet güzel bir Cumartesi günü dönüş… Cumartesimi yediğine mi üzüleyim, erken kalkmak zorunda olduğuma mı?
Neyseki tanıştığım yeni ve güzel insanlar var..
Bu sene Ağustos ayında gördüğüm Leylek sürüsünün yan etkileri olsa gerek, bir uçakla geliyor, bir sonrakiyle geri gidiyorum.. Yarın Adana..Bakalım ondan sonra nereye gideceğim..
Yılbaşına 3 gün kaldı..Geri sayım..